3-9 Kasım 2017: Organ Bağışı Haftası



ORGAN BAĞIŞI VE ÖNEMİ

Ülkemizde 25 bine yakın hasta; organ yetmezliği nedeniyle organ nakli beklerken yeterli organ bağışı olmadığı için hayatını kaybetmektedir. Organ bağışı konusunda toplumumuzda önceki yıllara nazaran artış görülmekle birlikte nakil bekleyen hasta sayıları göz önüne alındığında halen istenilen düzeye ulaşmamıştır.2016 yılında beyin ölümü gerçekleşen 1998 kişiden ancak 563 ünün ailesi organ bağışını kabul etti. Bununla birlikte ne yazık ki her yıl yaklaşık 2000 hasta ihtiyacı olan organı bulamadığı için hayatını kaybediyor.

Geçen yıl yapılan nakillerin 3644’ü canlıdan,1278’i de beyin ölümü gerçekleşen aile onayı alınan kadavradan gerçekleşti. İnsanların yaşarken bir yakınına böbreğinin birini ya da karaciğerinden bir bölümünü bağışlamaktan çekinmezken, beyin ölümü gerçekleşen yakınlarının organlarını, canlı vericisi olmayan bekleme listesindeki hastalara bağışlamakta çekince duyması anlaşılması güç bir durumdur. Bunun nedenlerinden birinin toplumun genelinde beyin ölümü ile bitkisel hayat arasındaki farkın anlaşılamaması olduğunu söyleyebiliriz. Beyin ölümünü çok basit bir benzetme ile vazodaki çiçeğe, bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzetebiliriz. Vazodaki çiçek istesek de istemesek de birkaç gün sonra solacak ve kuruyacak. Beyin ölümü tanısı alan bu kişilerin tekrar hayata dönmesi mümkün değildir. Tıbben ve hukuken ölü kabul edilir. Ailenin organ bağışına onayı alındıktan sonra ‘kadavra donör’ olarak birçok hastanın hayata tutunmasını sağlayacaktır.

Bağışlanan her organ hayata tutunan bir insan olduğunu unutmamalıyız.

Trakya Üniv.Organ ve Doku Nakli Koordinatörü
Naciye Saygı


Ek Resimler
Bu içerik 03.11.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 282 kez okundu.